Benetton Türkiye CEO’su İdris Onay

Home / Yurt İçi / Benetton Türkiye CEO’su İdris Onay

“Kaybetme korkusu yaşadığınız zaman, kaybetmeye başladığınız zamandır.”

 

19 Kasım Pazartesi günü Benetton Türkiye, Orta Doğu ve Afrika CEO’su Sayın İdris Onay ile görüşmemizi gerçekleştirdik. Sadece perakende sektörü değil, birçok sektör hakkında bilgi edindiğimiz görüşmemizin kişisel gelişimimiz açısından da paha biçilmez katkıları oldu.

Görüşmemiz, İdris Bey’in bize kendisini tanıtması ile başladı. İlkokulu Almanya’da ve liseyi de Ankara’da tamamladıktan sonra Uludağ Üniversitesinde matematik okumuş liderimiz. Matematiği bilinçli olarak seçtiğini ve matematiği çok sevdiğini söyledi. Mezun olduktan 10 yıl sonra da Boğaziçi Üniversitesinde MBA yapmış. Bize ezber yapmamızı ve sebep-sonuç ilişkisi kurarak öğrenmemizi öğütledi. İdris Bey hayatında “Neden?” sorusunu problemi belirlemek ve olaylar arasındaki bağlantıyı çözebilmek için çok soruyormuş. Kendisini hızlı düşünüp hızlı kararlar alan bir insan olarak tanımlayan liderimiz sporu çok sevdiğini ve sporla uzun yıllar uğraştığını söyledi. Ayrıca kaybetmeye tahammülü olmadığını da ekledi. Spor yaparken insanları gözleyerek onların kişilikleri hakkında bilgi sahibi olabileceğimizi söyleyen İdris Bey eğer burada olmasaymış sporcu olurmuş. Ayrıca bize birisini ikna etmeyi öğrenebilmemiz için okuldan sonra bir şeyler satmaya çalışmamızı tavsiye etti. Sözlerini ise “Hayatta kaybetme korkunuz olmasın.” diyerek bitirdi.

Liderimizin anlatımından sonra etkinliğimizin soru-cevap bölümüne geçtik. İlk sorumuz ‘’Kaybetme korkusu yaşadığımızda ne yapmalıyız?’’ oldu. Liderimiz “Korku yaşadığınız an, kaybetmeye başladığınız andır.” diyerek cevapladı ve kaybetmekten korkmamamızı, yüzleşmemiz gerektiğini ekledi. Ikinci olarak ‘’İş hayatında da hızlı mısınız?’’ diye sorduk. İş hayatında da hızlı kararlar aldığının belirten İdris Bey kendisini tamamlayan bir ekip kurduğunu söyledi.  Hızlı kararlar almanın dezavantajlarını sorduğumuzda ise hatalar yaptığını söyledi. “Niye yapmadım diye pişman olmaktansa yapıp da pişman olmak isterim.” diyerek hatalarından pişman olmadığını ifade ederken hatalarından birçok şey öğrendiğini ekledi. Önemli olanın hata yaptığınızı kabul edebilmek ve ondan ders çıkartabilmek olduğunu vurguladı. Sonrasında zamanını nasıl yönettiğini sorduk. Temelde tembel birisi olduğunu ve bu şekilde işi ilgili kişilere yönlendirmeyi öğrendiğini söyledi. Zaman yönetiminde iki şeyin öneminden bahsetti: İş önceliklerini çok iyi belirlemek ve sizin önceliklerinizi başkalarının öncelik listesinde üst sıralara taşıyabilmek. Londra’da aldığı Sistem Analiz ve Dizayn eğitimini sorduğumuzda ise orada öğrendiklerini şu an kullanmadığını lakin; analitik düşünebilmesinde etkisinin büyük olduğunu belirtti. Orada farklı kültürleri tanıdığını ve bunu bizim de yapmamız gerektiğini öğütledi.  Neden matematik bölümünü tercih ettiğini bilgisayarla ilgili işler yapmak istediğini söyleyerek açıkladı. Ayrıca da iyi bir finansçı olduğunu da ekledi. MBA yapma kararını Nestle’de çalışırken satıştan pazarlamaya geçtiği zaman karar vermiş. Yapmış olduğu sektör değişikliklerini ve sektöre bağlılığını sorduğumuz zaman İdris Bey hiçbir sektöre bağlı olmadığını ve özgür olmayı sevdiğini söyledi. Önce FMCG sektörü hakkında bigiler verdikten sonra bize perakende sektörünü anlattı. Daha sonrasında ise FMCG sektörünün perakende için eleman yetiştirdiğini ve kendisinin de orada geliştiğini söyledi. Daha sonra liderimize bu yılın ocak ayında aldığı yetki artışını sorduk. Artık daha geniş bir sorumluluğunun olduğunu söyledi. Daha çok iş gücü olduğunu ve bunun ne kadar zorlayıcı olsa da bunu challenge olarak gördüğünü söyledi. Bunu beklediğini de ekledi. ‘‘Marka imajı coğrafi koşullara göre değişir mi?’’  diye sorduk. Oluşturmak istenen imaj ile tüketici algısının paralel olması gerektiğini vurgulayan liderimiz Benetton şirketinin imajının renk olduğunu belirtti. Sonrasında  Benetton mağazalarındaki azalmayı sorduk. Bunun doğru olduğunu söyleyen liderimiz 2008 yılından sonra kıyafet sektörünün değiştiğini ve Benetton’un bu değişimden uzak durduğu için sektördeki konumunu koruyamadığını söyledi. Göreve geldikten sonra mağazalarının büyük bölümünü kapattığını daha sonra bazılarının tekrar açıldığını söyleyen İdris Bey daha çok mağazanın da önümüzdeki süreçte tekrar açılacağını belirtti. Sonrasında liderimize  adı konmamış “kriz” hakkındaki düşüncelerini  sorduk. Bize Çincede kriz kelimesinin “tehdit ve fırsat” kelimelerinden oluştuğunu söyledi. Tehditlerini önleyeceklerine ve fırsatları değerlendirerek bu süreçten kazançlı çıkacaklarına inancının tam olduğunu belirtti. Ayrıca kriz dönemlerinde şirketlerin kendilerine çekidüzen verdiğini ve bu yönden olumlu olduğunu ekledi. Daha sonra daha stabil şirkettense neden yapılanma sürecinde olan bir şirkette çalışmayı seçtiğini  sorduğumuzda ise İdris Bey stabil şirketlerin mevcut durumu koruyacak ve ortak karara varmaya çalışacak “yöneticiler” aradığını ama yapılanma sürecindeki büyümeyi hedefleyen, risk almaktan korkmayan şirketlerin hızlı harekete edebilecek ve kendilerini hedefe taşıyabilecek “liderler” aradığını söyledi. Kendi yöneticilik tarzının ikinci tip şirketlere uyduğunu belirtti. Ayrıca bize iş bitirici olmamızı ve sonuca etik kurallar içinde ulaşmayı öğütledi. Son olarak kendisine sektör değişikliği yaptığında karşılaştığı sorunları  sorduk. FMCG sektöründe planların kısa vadeli yapıldığını ancak perakende sektöründe 6 aylık uzun planlar yapması gerektiğini belirten İdris Bey bu duruma adaptasyon sürecinde problemler yaşamış.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız bu güzel görüşmeden hepimiz mutlu bir şekilde ayrıldık. Bu güzel sohbet için İdris Bey’e tekrar teşekkür ederiz.

Hazırlayan: Mert Gülmez

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir