İzgören Akademi Kurucusu Ahmet Şerif İzgören

Home / Yurt İçi / İzgören Akademi Kurucusu Ahmet Şerif İzgören

“İşini iyi yapmak, pazarlama ihtiyacını gereksiz kılar.”

 

Tea Talks with CEO’s Ankara gezisinin ilk görüşmesini Sayın Ahmet Şerif İzgören ile İzgören
akademide gerçekleştirdik. Ankara gezisinin başlangıcında böyle şahane, keyifli bir görüşme
yapmak hepimizin diğer görüşmeler için motivasyonunu arttırırken, Kapadokya gezisinden
gelen Tea Talks Ankara ekibinin de tüm yorgunluğunu aldı.

Görüşmeye her zamanki gibi liderimizin hayat hikayesini onun ağzından dinleyerek başladık.
Şerif Bey, çocukluğunda babasının subay olması nedeniyle on dokuz kez ev değiştirdiklerini
anlatarak başladı hayat hikayesine. O zamanlar ekonomik durumlarının iyi olmamasına
rağmen babasının eve kitaplar alıp getirmesinin ona kitap sevgisi aşıladığından bahsetti. 1974
yılında Kuleli Askeri Lisesini kazanmasıyla geleceği askerlik üzerine şekillenmiş, fakat 29
yaşında bu mesleğin ona uygun olmadığını, devam etmek istemediğine karar verip
üsteğmenlikten istifa etmek istemiş. Ordudan istifa edilemeyeceğinden ordudan ayrılmak
için bir yabancı ile evlenmiş,bunun sonucunda da orduya 12 yıl tazminat ödemiş. Bir
patronun altında çalışmanın da kendine uygun olmadığının farkında olduğunu belirten Şerif
Bey, kesinlikle bilgi ile ilgili olan bir meslek yapması gerektiğine karar vermiş. Ordudan istifa
ettiği sene Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurmuş ve bu şubenin müdürü olarak
dört yıl görev yapmış. Bu esnada Bursa’nın ilk kültür merkezini açıp karşıt görüşlere rağmen
16 tane tiyatro,müzik ve sanat kulübü açılmasına ön ayak olmuş ve fahri başkanlığını yapmış.
Şuanda ise Şerif Bey, 7 kurumun yönetim kurulu başkanlığını yapıyor. Bizi onun hakkında en
çok şaşırtan şeylerden biri ise hiçbir kurumda bir ofisinin bulunmaması oldu.Bununla birlikte
iyi ekip arkadaşlığının, sorumluk sahibi olmanın ve birbirine güven duymanın iş hayatında çok
önemli olduğunu ve İzgören akademide de bu şekilde işlerin ilerlediğini vurguladı.
Dürüstüğün bağlılığı getirdiğini ve yapılan işlere hakkının verilmesiyle karşılık alındığını
belirtirken bizden de her zaman dürüst ve adil olmamızı istedi.

Görüşmemizin devamında Soru-Cevap etkinliğimizi gerçekleştirdik. Kapitalist sistem ve
meslek seçimleri hakkında gelen soru üzerine meslek seçiminde önemli olanın para
kazanmak değil, yaptığın işi hakkıyla yaparak diğer insanlara örnek olmanın olduğunu söyledi.
Kendisine rol model olarak berber Mehmet amcasını aldığını belirtti. Mehmet amcasının para
kazanma sıkıntısının olmasına rağmen köylü adamın parasını kabul etmediğini
gözlemlemesinin onun hayata bakış açısında çok önemli bir yer tuttuğunu söyledi.”Yaptığın
işin ahlakı ve etiği olmalı.“ Yazarlığa başlaması ve yazım aşamaları hakkında gelen soruya ise
Kişisel gelişimci olmadığının altını çizip bilgi,iyilik ve gelişim hakkında kitaplar yazdığını
vurguladı. Yazı yazmaya ise babasının yazma aşkını izleyerek,ondan örnek alarak başladığını
belirtti.Babasının iki tane basılmış kitabının bulunduğunu ve ikinci kitabı babasının sağlık
durumu nedeniyle kendisinin yazmasıyla tamamlandığını söyledi.Bu yazım aşamasında onun
da insanlara anlatmak istediklerinin olduğunu fark etmesiyle yazarlığa başlamış. Kitapların
birer melek olduğunu ve insanı etkilemesiyle hayatlarını değiştirebilecek bir güçte olduğunun
farkında olmamız gerektiğini vurguladı. Röportaj vermemesi ve TV de bulunmaktan
kaçınmasının nedenini İzgören Akademi’nin önüne kişisel bir marka olarak çıkmak
istememesi olarak açıkladı. Bir diğer neden olarak ise sosyal medyadaki yanlış anlaşılma
durumunu söyledi. “İşini iyi yapmak, pazarlama ihtiyacını gereksiz kılar.” Türkiyedeki eğitim

sistemine dair gelen soruya sistemin öğretim üyelerini ve öğrencileri pratikten uzak bıraktığı
eleştirisinde bulundu. Bu konuda özel üniversitelerin daha şanslı olduğunu ve özel
üniversitede okuyan öğrenciler olarak bu şansın değerini bilmemiz gerektiğini belirtti.
Buradaki eğitim sisteminin hayattan uzak olduğunu ve hayatla iç içe getirilerek düzenlenmesi
gerektiğini söyledi. Eğitimden bahsederken yeni şirketleşen Vizgo.net ‘ten de bahsetti.
Vizgo.net sertifikalı eğitim veren,insanların istedikleri konuya yönelik kendilerini
geliştirmelerine yardımcı olan bir uygulama.İngilizce altyazı da bulunuyor bu uygulamada.
Amaçları dijitalde yaygınlaşmak ve dünyaya ulaşmak. Şerif Bey kendileri için temel olanın ne
yaptıklarından çok geride ne bıraktılarının ve kimleri etkilediklerinin olduğunu vurguladı.
Buna ek olarak ABD’de Washington’da yaptıkları girişimden de söz etti. ‘Turkish Coffee Lady’
markasıyla Amerikalılara Türk kahvesi sattıklarını ve bu yolla dünyaya Türk kahvesini
tanıtmayı amaçladıklarını anlattı. İşe alımların nasıl olduğuna yönelik gelen soruya maalesef
günümüzde doğru değil deyip farklı bir fikir önerenden ziyade kurallara uyan elemanlar
tercih ediliyor diyerek cevabına başladı. Henry Ford’un ”İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün
yaşlanır.” sözüyle destekleyerek mutlaka “Bu işi daha iyi nasıl yaparız?” sorusunu aklımızdan
çıkarmamamız gerektiğini belirtti ve her zaman imkansız demekten ziyade yapabiliriz
dememizi tavsiye etti. Eğitim ve iş hayatımızda ufak ilerlemelerin bile çok etkili olabileceğini
unutmamamızı ve küçümsemememiz gerektiğini söyledi.“Bir arpa boyu yolu küçümseme,
yerinde durmaktan iyidir.“Prof. İsmail Üstel Şerif Bey tavsiyelerine “Başarısızlığı kabul
edersen, mücadele başlar. Kaybetmeyi öğrenmek başlangıçtır. ” sözleriyle devam etti. At
gözlüğü takıp birilerinin peşinden gitmek baştan kaybetmek demektir ve doğruyu görme
ihtimalin de giderek sıfıra yaklaşır diyerek sorgulamaksızın kurallara uymanın tehlikesine
dikkat çekti. Yöneticilikte başarılı olmanın temel şartları nedir sorusuna esas otoritenin bilgi
ve kişiye duyulan saygıyla geldiğini; esas otoritenin bilgi, konuya hakimiyet, çalışanlarla birlik
ve dürüstük elementlerinin bir bileşkesi olarak oluştuğunu vurguladı.

Yaklaşık 1.5 saat süren bizler için çok verimli, keyifli ve bilginlendirici olan bu sohbetten çok
memnun bir şekilde ayrıldık. Bizi bazı konular hakkında düşünmeye, sorgulamaya iten bu
aydınlatıcı sohbeti gerçekleştirmemiz için bizlere yoğun programında yer ayıran ve İzgören
akademide büyük bir misafirperverlikle ağırlayan Şerif Bey’e çok teşekkür ederiz.

Yazar: Zeynep Tandoğan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir