Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz

 

 

“Sektörde pay kazanırken kalplerde de pay kazandik.”

 

  Sonbahar döneminin son görüşmelerinden birinde Jean denilince aklımıza ilk gelen şirketin yani Mavi’nin CEO’su Cüneyt Yavuz ile birlikteydik. Kendisi bizi ağırlamaktan çok memnun olduğunu söyleyerek hayat hikayesini kısaca bizimle paylaştı. Klasik, toplum normlarına uygun ilerleyen bir hayatının olduğunu söyleyen Cüneyt Bey üniversite eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi alanında almış. Sonrasında ise yüksek lisans eğitimi için Amerika’ya John Hopkins Üniversitesi’ne gidip Siyaset Bilimi ve Ekonomi alanlarında eğitim görmüş. Amerika’yı adeta ikinci vatanı gibi gördüğünden ve oraya bağlılığından bahseden Cüneyt Yavuz, Siyaset Bilimi okuduğu için çok mutluymuş, bir daha üniversiteye girse yine Siyaset okumak istermiş. Kitap okumayı sevdiğini, bazen kendisini eğlendirmek için bilim kurgu kitapları okuduğunu, son zamanlarda biyografi okumaya yoğunluk verdiğini ve bize de önerdiğini söyledi. Kitap okumayı tıpkı kendisi gibi, hatta çok daha fazla seven eşiyle 25 yıldır evliliklerini devam ettirdiği için çok mutlu olduğunu, aile kavramının ne kadar değerli olduğunu da belirtti. Kariyerine Gilette’te yönetici geliştirme programı çerçevesinde satış departmanında başlayan Cüneyt Yavuz, başta Polonya olmak üzere birçok farklı ülkede de yöneticilik yapmış. Eski çalıştığı şirketlerden biri olan Duracell’deki Duramaz ayı fikrini yurt dışından kendisinin getirmiş olması da gurur duyduğu konular arasındaydı. Kendisi bizi çok sıcak karşıladı, neşesini ve samimiyetini daha sohbetin başından fark ettik.  

   Cüneyt Bey jenerasyonların giderek değiştiğini ve gözlemlerine göre yeni jenerasyonda en beğendiği özelliklerin sorgulayıcı ve çok yönlü olmak olduğunu söyledi. Bizlere tavsiyesi “bencil değil ‘benci’ olmak” ve kendimizi hep geliştirmek, risk almak, bulunduğumuz ortamdan kendimize alabildiğimizi almak. Mavi’de de bu politikayı izlediklerini söyleyen Cüneyt Yavuz bunu ‘’on the go go go’’ olarak açıklıyor. ‘’Biz olduk, bitti” gibi değil de “Biz oluyoruz, gelişiyoruz, gitgide daha iyi oluyoruz.” diyor. Mavi’nin iş yapma ruhunu “Risk al, yap ve devam et.” olarak tanımlıyor. Bu sistemin devam edebildiği kadar sürmesi taraftarı çünkü ancak böyle yeniliklere açık olunacağını düşünüyor. En büyük korkularından biri olan büyüdükçe hantallaşmanın önüne bu şekilde geçebileceklerine inanıyor. Mavi’yi gelişime açıklığı sebebiyle hem başarılı hem de mütevazı bir şirket olarak tanımlıyor.

Aynı zamanda kendisi Mavi’nin kurulum sürecine de değindi ve kurucuları Sait Bey’in jean markası oluşturmasının sebebinin her mevsim giyilmesi olduğunu söyledi ve bunu çok zekice bulduğunu ekledi. Bu durumun avantajı olarak kârları şu anda dahi her mevsim yüksek ve dengeli. Cüneyt Bey’e göre Mavi aynı zamanda çok cool bir marka. En iyi kaliteyi olabilecek en uygun fiyata satmayı amaç edinen bu cool markanın reklam yüzünü seçmenin kolay olmadığını, marka-ünlü işbirliklerinin riskli bir iş olduğunu ama doğru seçimleri sayesinde bu konuda şimdiye kadar şanslarının hep yaver gittiğini de ekliyor. Reklam yüzlerinin gerçek hayatta Mavi’den giyiniyor olması, marka ile bağdaşmaları açısından büyük bir avantaj. Farklı bölgelerde, ülkelerde yaşayan insanların ihtiyaçları, kültürel yapıları, kalite beklentileri değişiklik gösteriyor ve buna saygı duyuyorlar. Amaçları sektörde pay kazanırken kalplerde de pay kazanmak. Şirket olarak sosyal projelere de çok önem veriyorlar ve kadına pozitif ayrımcılık yapıyorlar. Hatta kendisi yaklaşık 40 erkekten oluşan ve kadın-erkek eşitliğini savunan “Yanındayız Derneği” nin bir üyesi ve bu derneğin başkanı da bir kadın. Bu dernekte kadınları birçok yönden destekleyen projelere imza atıyorlar. Kadınların güçlenmesinin ve bağımsızlaşmasının önemini çok defa vurgulayan Cüneyt Yavuz, Mavi’nin de kız öğrencilere  üniversite hayatları boyunca destek verdikleri bir burs fonu olduğundan bahsetti. Ayrıca Mavi, nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarını koruma altına almak gibi başka sosyal sorumluluk projelerinde de kendini gösteriyor.

Üzerinde durduğu bir başka konu ise Mavi’nin yurt dışına açılımıydı. Özellikle Kuzey Amerika ve Almanya gibi ülkelerde çok tercih edilen ve kaliteli bulunan bir marka olduklarını söylüyor. Yurt dışındaki temel amaçlarından biri Mavi’yi kalıcı bir marka haline getirmek ve bunun için sürekliliğe çok önem veriyorlar. Yurt dışında çalışmanın ona kattığı artılar arasında kültürleri tanımak, daha evrensel olmak, genellemelerden kaçınıp yeni fikirlere açık olmak olduğunu belirtiyor. Dijitalleşen dünyada gelecek planlarından biri şirket için yeni bir uygulama geliştirmek. Bu sayede insanlara çok daha kolay ulaşabileceklerine inanıyorlar. Gittikçe büyüyen Mavi’nin iddiası ise bir gün herkesi jeanci yapmak. 

  Bizler için çok değerli ve verimli bir görüşme oldu. Hem Mavi’nin çizgisini ve hazır giyim pazarını daha yakından tanıma fırsatına eriştik, hem de kendimizi daha iyi geliştirebilmemiz için bir sürü ipucu edindik. Keyifle ayrıldığımız Mavi’den, içten sohbet için Cüneyt Bey’e ve misafirperverlikleri için ekibine çok teşekkür ederiz.

 

Hazırlayan: Sevinç Yağmur Bekler

3 thoughts on “Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir