Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar

Home / Yurt İçi / Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar

“Bir işi kafaya koyarsanız, bir yolunu da bulursunuz.”

 

Tea Talks with CEO’s Ankara gezisinin 2. gününün 3. görüşmesi olarak Roketsan genel müdürü Sayın Selçuk Yaşar ile çok keyifli ve bilgilendirici bir sohbet gerçekleştirdik. Bu eğlenceli sohbet sayesinde gün içerisindeki koşuşturmalarımızın sonucu olan yorgunluğumuzdan eser kalmadı desek yeridir.

Görüşmeye her zamanki gibi liderimizin hayat hikâyesini kendi ağzından dinleyerek başladık. Kırklareli doğumlu olan Selçuk Bey, ilkokuldan beri başarılı bir öğrenciymiş. Lise zamanından bahsederken de elektrik motorlarına karşı ilgisinin ve fiziğe, maket yapmaya merakının başladığını belirtti. Akademik başarıyla sınırlı kalmayıp engelli atlayışında Türkiye üçüncülüğü alarak spordaki başarısını da göstermiş Selçuk Bey. ODTÜ’nün sınavına girerek Makine mühendisliğini kazanıp başlamasına rağmen 70 li yıllarda üniversitede olan ayaklanmalar ve boykotlar sonucu bir daha üniversite sınavına girip Hacettepe tıp fakültesine geçtiğini söylemesi hepimizde ufak çaplı bir şaşkınlığa sebep oldu. Fakat sonrasında o içindeki Fizik aşkının etkisiyle boykot bittiği an ODTÜ ye dönmüş. Başarıları sonucunda TÜBİTAK yurtdışı doktora bursu ile Amerika’ya gitmiş. O dönem biyomekanik ile ilgilenmiş ama sonrasında o alanın çok da ilgisini çekmediğini fark etmiş. Bizlere bu bilgiyi söylerken üstüne basarak ‘Denemeden sonucunun ne olacağını, sevip sevmeyeceğinizi anlayamazsınız.’ dedi ve bizlere mutlaka kendi ilgi alanımızı bulmak için kendimize zaman tanımamız gerektiğini vurguladı. Amerika’da Stanford Üniversitesi Makine Mühendisliğinde doktorasını veren Selçuk Bey, doktoranın günlerce gecelerce çalışma gerektirdiğini ve sevmeden yapılmasının çok zor olduğunu belirtti. Yüksek lisans yapmak isteyen öğrencilere de birkaç yıl sektörde çalıştıktan sonra yapmalarının daha faydalı olacağı fikrinde olduğunu söyledi.

İş hayatına ise 1984 yılında Aselsan’da mekanik tasarım mühendisi olarak atılmış, Aselsan’dan ayrılınca OSTİM’ de kısa bir süre de olsa kendi kurmuş olduğu tasarım ve danışmanlık şirketinde çalışmış. Bu şirketlerde tasarım yapma becerisinin mesleğinde ne kadar önemli rol oynadığını öğrenmiş. 1988 de Roketsan’ın kurulmasıyla oraya geçiş yaparak ilk 4 çalışandan birisi oluyor Selçuk Bey. Roket ve füze alanında gelişmelere imza atmak amacıyla kurulan bu şirketin ilk hedefi teknoloji transferinin nasıl yapılacağını öğrenip kendi ürünlerini geliştirmeye başlamak olmuş, bu amaca yönelik Amerikalı mühendislerden eğitimler almışlar. Selçuk Bey, savunma teknolojisi araçları ürettiklerinden dolayı kendi teknolojimiz olmasının çok daha büyük bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor bu konuşma esnasında. İlk hedefleri sonrasında yerli roket yapımına karar verilmiş ve yurt dışından teknoloji transferi yapılarak kendi ürünlerini ortaya çıkarmışlar. Şu anda 25’in üzerinde yerli ürünleri bulunuyor. Başarıları Guiness World Records tarafından da tescillenmiş durumda.

Soru-Cevap kısmına geçtiğimizde ise Tea Talks Ankara ekibimizin büyük bir çoğunluğunu mühendislik öğrencilerinin oluşturması  ‘İşe alımları nasıl yapıyorsunuz?’ sorusunu kaçınılmaz hale getirmişti. Bu soruya karşılık Selçuk Bey, İngilizce bilgisinin çok önemli olduğunu ve öncelik tecrübede olmakla beraber yeni mezunlarda ortalamaya baktıklarından bahsetti. (iyi üniversitelerde 2.5, ortalama üniversitelerde 3.0 üstü özellikle dikkate alınmak üzere) Aynı zamanda ön görüşmelerde merak ve alanına hâkimiyeti, İngilizce yapılması istenen sunumlarla ve özel olarak hazırladıkları sorularla ölçtüklerini de belirtti. Beyin göçünün nasıl engellenebileceği sorusuna ise sanayinin daha çok gelişmesi ve devletin teşviklerinin artması gerektiği cevabını verdi. Sanayide Türkiye’nin önünün çok açık olduğundan ve yapılması gereken çok iş olduğundan bahsederken bizlere büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Uluslararası markette kendilerini diğer şirketlerden nasıl ayırdıklarını sorduğumuzda da; yapılan ürünün iyi olmasının, ihtiyacı karşılamasının, kaliteli olmasına rağmen fiyatının uygun olmasının, kimsenin yapmadığı ürünleri çıkarmanın ve satıcı olarak güvenilebilir olmanın öneminden bahsetti. Her alanda temel bir bilgimiz olmasını ve aklımızdan ‘Bu iş nasıl daha iyi olur?’ sorusunu hiç çıkarmamamızı ve cevabının peşinde koşmamızı, başarmak için risk almamızı tavsiye etti. Çünkü risk almazsak, denemezsek her şekilde elde sıfır olacağından bahsederek, farklı şeyler denemenin; gidip olayları yerinde görmenin önemini anlattı. “Bir işi kafaya koyarsanız, yolunu bulursunuz.” Ek olarak sorumluluk almanın kişinin kendi gelişiminde büyük bir öneme sahip olduğundan bahsetti. Sorumluluk almaktan kaçınmamamız gerektiğini ve ancak sorumluluk alınarak somut başarılara sahip olunabileceğini unutmamamızı vurguladı. ‘Nasıl en iyi olunur?’ sorusuna da gereksiz konulara takılmamamızı, doğru işi bulana kadar iş değiştirmekten çekinmememiz gerektiğini ve merak ettiğimiz şeye odaklanıp öğrenmemiz gerektiğini, kendi bölümümüz hakkındaki bilgilerimizin yanı sıra diğer bölümlerle ilgili de genel olarak bilgili olmamız gerektiğinden bahsetti. Bununla ilgili de “Bilgiye saygılı, heybesi dolu insan olmalıyız.” sözlerini söyledi. Kendi bölümümüzdeki pratik eğitime geçişin öneminden de bahsetti Selçuk Bey. Kaliteli, bir şeyler öğrenebileceğimiz, işin temelini öğrenebileceğimiz bir stajın gerekliliğini “Çıraklığını yapmadığınız işin ustası olamazsınız.” cümlesi ile vurguladı.

İki saati aşkın süren bu keyifli sohbetten Tea Talks Ankara ekibi olarak çok memnun ayrıldık. Aldığımız aydınlatıcı bilgilerin yanı sıra Selçuk Bey’in ziyaretimizden hoşnutluğu ve onun da sohbet esnasında keyif aldığını görmek bizlerin mutluluğuna mutluluk kattı. Bu eğlenceli ve bilgi dolu sohbetin yanı sıra bizi birbirinden hoş hediyelerle uğurladı. Selçuk Bey’e ziyaretimizi kabul etmesinden, misafirperverliğinden ve hoş sohbetinden dolayı çok teşekkür ederiz.

Yazar: İrem Karacan

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir